Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
BAĞIMLILIK
 

Bağımlılık Nedir ?

Madde Kullanımı deyince bağımlılık yapan maddelerin vücuda dahil edilmesi anlaşılmaktadır. Madde bağımlılığı ise belirli bir dozda alındığı zaman kişinin sinir sistemine etki ederek akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan, bağımlılık yaratan, toplum içerisinde sosyal ve iktisadi çöküntüler meydana getiren maddelerin kullanımıdır. Bağımlı ise bu tip maddelere karşı acziyet gösteren kişidir.
Madde kullanımı sonrasında yaşanan duygu durumuna bilimsel ifadeyle "Sahte İyi Oluş Hali" denir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere bağımlılık yapan madde insan beyni ve fizyolojisi üzerinde tamamen geçici, sanal ve sahte bir tatmin duygusu oluşturur. Ancak çok kısa bir süre sonra bu sahtelik, sanallık ve geçicilik yerini bağımlılık maddesinin ürünü olan karanlık bir dünyaya bırakır. Bu karanlık dünyanın kapıları kriz dönemiyle birlikte açılır. Kullanılan maddenin cinsine ve miktarına bağlı olarak bu kriz döneminde insan dayanılmaz eklem ağrıları, kramplar gibi anatomik ve fizyolojik rahatsızlıklar geçirir. Algı dengeleri altüst olur, üzerine düşen bir sigara külünü üstüne tırmanan bir hamamböceği gibi görmeye başlar.
 
Bağımlılık sürecinin ilerleyen aşamalarında ilk kullanımdan sonra tekrar madde alma ihtiyacı doğar. Sonrasında aynı etkinin sağlanması için kullanım sıklığı ve/veya miktarı artabilir. Bu kısır döngünün yerleşmesiyle birey bağımlılık sürecine girmiş olur. Artık madde arama davranışı ve kullanım sıklığı artar, ayn etkiyi elde etmek için daha fazla madde kullanmaya başlar (tolerans). Bu aşamada da kriz belirtileri de görülür. Kişi kullanmış olduğu maddeyi bırakmak ve kurtulmak ister ama bunun kolay olmadığının farkına varır.
 
Sonuç olarak;
 
1- Güvenli bir madde ve güvenli bir kullanım şekli yoktur.
2- Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. İnsan vücuduna giren her maddeyi hücre tanır ve hafızasına alır.
Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.
3- Bağımlılığı engellemek ancak hiç başlamamak suretiyle kişinin elindedir.
4- Kişinin eğitimi, toplumsal konumu, gelir düzeyi vb. etmenler bireyin bağımlılık sürecini etkilemez.
5- Bağımlılık yapıcı madde, yaşam düzeninizi değiştirir.

Uyuşturucu Maddeler

"Belirli bir dozda alındığı zaman kişinin sinir sistemine etki ederek akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan, bağımlılık yaratan, toplum içerisinde sosyal ve iktisadi çöküntüler meydana getiren, kanunların da kullanılmasını, bulundurulmasını satışını vs. yasakladığı veya kontrol altına aldığı uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin tamamına bağımlılık maddeleri denir.
 
 
Lütfen Dikkat !
Uyarıcı maddeleri de kapsayan bu tanım halk arasında "uyuşturucu maddeler" diye bilinmektedir.Örneğin insan beyni üzerinde çok ciddi zararlar meydana getiren Ecstasy, uyarıcı bir madde olduğundan bu maddeye uyuşturucu demek doğru olmayacaktır. Dolayısyla "bağımlılık maddesi " ifadesi daha kapsamlı ve kullanımı doğru bir ifade olacaktır.
 
Aslında insan vücudunun bağımlılık maddelerine ihtiyacı yoktur. Mükemmel bir şekilde tasarlanan insan beyni vücudun bütün dengelerini orantılı bir şekilde yönetmektedir. Dışarıdan alınacak bağımlılık maddesi bu mükemmel sisteme müdahale etmek ve işleyen mekanizmayı bozmak anlamına gelir. Artık bize mutluluk veren hemen herşey manasını yitimeye başlar ve sıkıntı verir.
 
Dostlar, arkadaşlar arasında hoş vakit geçirmek, aile üyeleriyle paylaşılan zaman, alınan çok güzel ve müjdeli haber, her zaman sarılıp öptüğümüz kardeşimiz veya bebeğimiz manasını yitiren değerler arasında sayılabilir. Bunun yanında hayatta karşılaştığımız olumsuzluklar, ailevi sorunlar, ekonomik sıkıntılar, başarısızlıkların da çözümü bu maddelerde de değildir. Tam tersine bağımlılık maddeleri sayılan sıkıntıları katlamaktan başka bir işe yaramaz. Örneğin eknomik sıkıntılar nedeniyle madde bağımlısı haline gelmek sizi daha büyük ekonomik açmazlara sürükleyecektir. Çünkü bu maddelerin üretiminin, yasadışı yollarla satışının, alınan riskin bir maliyeti vardır. Bu maliyet madde bağımlılarından ve kullanıcılarından çıkarılır.
 

Bağımlı mıyım ?

Eğer kullanmakta olduğunuz maddeye karşı aşırı bir istek duyuyorsanız, o madde sizi peşinden koşturuyorsa ve birtakım değerlerinizin ve sevdiklerinizin önüne geçmeye başladıysa artık siz bir bağımlısınız demektir.
 
Bağımlılık aynı zamanda kişinin özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir. Ne garip bir tezattır ki aileye, topluma, okula karşı koyarak özgürleşme için alınan madde, aslında o kişinin özgürlüğünü elinden alan en önemli faktör haline gelir. İnsan hayatı boyunca bir aileye, gruba, topluluğa dahil olmak bir anlamda bağımlı olmak ister. İnsanın yapısında olan bu özellik doğruya, güzele faydalı olana yönlendirildiği takdirde bizi mutluluğa götürecek bir unsur olur. Bağlanma ihtiyacının sizi toplumdan kopartacak, ailenizle varolan ilişkilerinize zarar verecek bir maddeye yönlendirilmesi sizi güzel hatıralarla dolu bir yaşantıdan mahrum bırakacaktır.
 
Kısacası; eğer bağlanacaksanız hayata bağlanın !

Ceza Alır mıyım ?

Türk Ceza Adalet Sistemi cezaları ve yaptırımları yorumlarken kişinin durumunu ve pozisyonunu ve durumunu dikkate almaktadır. Uyuşturucu madde suçlarında bireyin kullanıcı mı satıcı mı yoksa kurye mi olduğu önemlidir. 2005 yılında TCK`da yapılan değişikliklerle madde bağımlısına ve kullanıcısına bir suçlu gözüyle değil, tedaviye muhtaç bir birey gözüyle bakılmaya başlanmıştır. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Müdürlüğü Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı tarafından yürütülen programa göre madde bağımlılarına tedavi olma alternatifi de getirilmiştir. Buna göre adli aşamada kendisine cezaevinin bir çözüm olmayacağı hatırlatılmakta ve tedavi seçeneği sunulmaktadır.
Özetle; Madde bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu zaman zorlanılar. Bunun en büyük nedeni ise genellikle nereye ve nasıl başvurabileceklerini bilmemeleridir. Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amaçlı başvurmaya yada yetkililerden yardım istemeye kanunla ters düşüp cezalandırılma adına çekinmektedirler. Oysaki Türk Ceza Kanununda bu konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı altında gerekli düzenlemeler mevcuttur.
 
 
MADDE 192. -
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
 
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
 
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
 
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.
 
Görüldüğü üzere TCK`nın 192. maddesi özellikle madde kullanıpta bırakmak isteyen bağımlılara önemli bir adli kolaylık getirmektir.

Kurtulmak Mümkün !

Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunudur. Ve bunun tedavisi mümkündür. Tedavinin başarıya ulaşması kişinin iradesine ve bırakma isteğine bağlıdır. Bunun için muhakkak tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir. Hem de bir an önce !
Tedaviyi tamamlamak tedavi başarısında önemlidir. Tedavi sonrası süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalıdır.Aksi taktirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir.
 
  • Polis Radyosu
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • PEKAY
  • UPEM
  • Suç Önleme Sempozyumu
  • İçişleri Bakanlığı
  • BİMER